• 444 4 208
  • info@yatirimymm.com

Rekabetçi Ekonomi

Rekabetçi Ekonomi

Yeni Dünyada yeni ekonomi, enformasyon ve iletişim teknolojileri üzerine kurulu. Ekonomilerin kuralları artık global rekabet ve hızlı teknolojik gelişmelere göre yazılıyor.

Eski ve Yeni Ekonomi Farkları

Konular Eski Ekonomi Yeni Ekonomi
Piyasa Durağan ve Statik Dinamik
Rekabet Alanı Ulusal Küresel
Organizasyon Şekli Hiyarerşik-Bürokratik Esnek Üretim
Büyümeyi Etkileyen Unsurlar Sermaye-Emek Yenilikler-Bilgi
Teknolojiyi Yönlendiren Unsurlar Makineleşme Dijitalleşme
Rekabet Avantajı Ölçek Ekonomileri ile Düşen Maliyetler Yenilikler-Kalite-Piyasa Önceliği-
Ar-Ge ve İnovasyonun Önemi Az-Orta Yüksek
Diğer Firmalarla İlişkiler Bireysel İşbirliği ve Anlaşmalar
Politik İşgücü Hedefleri Tam İstihdam Yüksek Reel Ücretler ve Gelirler
İşgücü Eğitimi Bir Uzmanlık Alanı veya Derece Ömür Boyu Öğrenme
Çalışan-İşveren İlişkisi Muhalif İşbirlikçi
İş Alemi-Hükümet İlişkileri Baskı Gerektiren Cesaret Veren
Hükümet Düzenlemeleri Kumanda ve Kontrol Piyasa Araçları-Esneklik-Kolaylayıcı
Kaynak:http://www.rekabet.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FPer%25c5%259fembe%2BKonferans%25c4%25b1%2BYay%25c4%25b1n%2Fperskonfyyn23.pdf
Yukarıya aldığım tablo, bu konunun önemini çok net olarak ortaya döküyor. Türkiye Yeni Dünya Ekonomisinde oldukça iddialı. 2023’e kadar ön sıralarda yer almayı kendisine hedef olarak belirledi: 2 trilyon dolar milli gelir, 500 milyar dolar ihracat devasa hedefler. Bunun için ne yapmamız ve nasıl yapmamız gerekiyor: Konumuz Ar-Ge ve İnovasyon olması sebebiyle bunun üzerinden değerlendirme yapmaya devam edelim. Türkiye son 6-7 yıl içinde Ar-Ge ve İnovasyonla ilgili çalışmalarda 2002 ve öncesine göre kıyaslanamayacak kadar büyük yol aldı. Daha alınacak çok mesafemiz ve gerçekleştirilecek çok hedeflerimiz olduğunu düşünüyorum. -İşe önce eğitimle başlamamız gerekiyor. İnovasyon kültürünü ve anlayışını benimsememiz ve yerleştirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla gelecek için bilim, sanat ve eğitime yatırım yapılmalı; Ar-Ge, İnovasyon ve Girişimcilik konuları müfredata daha üst seviyede dâhil edilmelidir. -İnovasyon; yeni, yenilik veya iyileştirme yahut farklılaştırma olduğuna göre farklı görmeyi öğrenmek gerekiyor. -İnovasyon, doğası gereği risk almayı da kendisinde barındırmaktadır. Dolayısıyla inovasyon sürecinin içerdiği başarısızlıkları da hoşgörebilmek; öğrenmek ve gelişmek için başarısızlığı bir fırsat olarak görmek lazım geliyor. -Kamu ve özel sektörün kaynakları daha rantabl kullanması gerekiyor. Yani doğru zamanda doğru teknolojilere odaklanılması gerekiyor. -Türkiye’nin rekabete dayalı ekonomik kalkınma anlayışını benimsemesi gerekiyor. -Sadece Ar-Ge değil ticarileşme sürecini de desteklememiz gerekiyor. Yani fikir-farklılaştırma-kazanç kurgusunu bütünsel destekleyen bir teşvik sistemi geliştirmemiz lazım. -Teknoloji transferini hızlandıracak tüm enstrümanlar inovasyon sisteminin kaldıracı olarak benimsenmesi ve kullanılması gerekiyor. -Kamu işletmeciliğini iyi yapmamız gerekiyor. Yani Devletimiz daha yol gösteren, daha kolaylaştıran, bıktırmayıp daha hızlandıran ve daha destekleyen olmalı. -Ülkemizin ekonomik seviyesi de göz önünde bulundurularak “Bölgesel İnovasyon Merkezleri” kurulmalı. -Tek başına Ar-Ge ve İnovasyona kaynak ayıramayan firmaların aynı ilde ve aynı sektörde faaliyet göstermek şartıyla ortak bir “İnovasyon Organizasyonu” kurmaları da teşvik edilebilir. Bu farklı iller kapsamında da düşünülebilir. -Son yıllardaki büyük zıplamaya rağmen Türkiye’nin 2013 verilerine göre Ar-Ge harcaması milli gelirinin % 0,95’i. Bu oranı % 3-4 seviyelerine çıkarmamız gerekiyor. -En önemli inovasyon inanmak ve samimiyet. Hiçbir zaman değişmeyen ve değişmeyecek olan bu “insani inovasyon” olmazsa diğerlerini gerçekleştirmenin imkânı yok. İnovatif devlet, inovatif şirketler, inovatif yetişmiş insan, inanmak ve samimiyet… Evet gerçekleştirebiliriz… Hem de daha iyilerini… (Kaynak: Milat Gazetesi)

Yorumlar

Makaleler

Tüm Hakları Saklıdır. © 2019