• 444 4 208
  • info@yatirimymm.com

Mahkemeden Önce Arabulucu

Mahkemeden Önce Arabulucu

25 Ekim’de yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunla hukukumuzda yeni bir müessese ihdas edildi.

Arabuluculuk, bir uzlaşma yolu…

Bu sistemle; uyuşmazlığın dostane yol ve usullerle çözüme kavuşturulması amaçlanıyor.

Aslında öncesinde eş-dostların araya girmesi ile kültürel olarak uygulanan bu sistem, yapılan düzenleme ile kanunilik özelliğini de kazanmış oldu.

Dava için ön şart…

İşçi-işveren ihtilaflarında dava açabilmek için arabulucuya başvurulmuş olması şart.

Ancak bunun istisnası var…

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bu tür uyuşmazlıklarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları için “arabulucuya önceden başvurulmuş olma” ön şartı aranmıyor. Dolayısıyla bu tür ihtilaflar için iş mahkemesi, birinci çözüm yeri olmaya devam edecek.

Müracaat yeri…

Davacı taraf, karşı tarafın; karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna müracaat ediyor.

Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapılıyor.

Arabulucu, bu bürolar veya yazı işleri müdürlükleri tarafından belirleniyor.

Ancak tarafların “arabulucu listesinde” yer alan bir arabulucuda uzlaşmaları halinde anlaşılan arabulucu görevlendiriliyor.

Uzlaşma sağlanırsa…

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren “üç hafta” içinde sonuçlandırmak zorunda.

Bu süre, arabulucu tarafından “en fazla bir hafta” ve “sadece zorunlu hallerde” uzatılabilir.

  • Taraflara ulaşılamaması,
  • Taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya
  • Yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması yahut
  • Yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamaması hâllerinde

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve “son tutanağı” düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirmesi gerekiyor.

İlk toplantıya dikkat…

Taraflarından birinin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilmek mecburiyetinde…

Bu durumda ilk görüşmeye katılmayan taraf “olası açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa” bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacak.

Ancak ilk görüşmeye katılmayan tarafın geçerli bir mazeret göstermesi halinde bu sorumluluk ortadan kalkıyor.

Son tutanak olmazsa…

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması durumunda davacı mahkeme yoluna gidebiliyor.

Dava açılması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi lazım.

Buna uyulmaması hâlinde mahkemece ihtar çekiliyor.

İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden red ediliyor.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın “dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden reddine karar veriliyor.

Yani her halükârda iş-işveren uyuşmazlıklarında arabulucu ve buna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekiyor. Aksi takdirde esasa geçilmeden dava red ediliyor.

Müessese kolaylık üzerine yürütülmeli…

Arabulucu, bu sistemde karar veren konumunda değil.

Sistem; “tarafların uzlaşarak ihtilafı çözmesi” üzerine kurulu…

Arabulucunun görevi taraflar arasındaki uyuşmazlığı ve menfaatleri tespit etmek ve anlatmak; tarafların sağlıklı tartışmalarını sağlamak ve çözüm bulmalarını temin etmeye çalışmak…

Sonraki görevi ise düzenleyeceği tutanakla durumu arabulucu bürosuna bildirmek.

Kaynak: www.milatgazetesi.com, www.ahmetgüzel.com.tr

Yorumlar

Makaleler

Tüm Hakları Saklıdır. © 2019