• 444 4 208
  • info@yatirimymm.com

Döviz Neden Yükseliyor

Döviz Neden Yükseliyor

Döviz kurları belli bir süredir yukarıya doğru bir ivme kazandı.

Bu artışın sebeplerine ilişkin çeşitli yorumları hafta boyu izledim ve okudum…

İlginç ve dikkatimi çeken bir yorumu paylaşarak yazıma başlamış olayım.

Yorumda;

“Son 15 yıla kıyasla en ucuz para birimlerinden birinin TL olduğu, yatırımcı algısının olumsuz olduğu ve bu algısını iyileştirene kadar ucuz kalmaya devam edeceği”

İfade ediliyor.

Madalyonun iki yüzünü görebilmek…

Efendim!..

Türkiye’de döviz kurlarının değişimi esas olarak iki temel etkene bağlanabilir: İç ve Dış etkenler.

Uluslararası piyasalarda dövizin seyrini altı ülkenin para birimi belirliyor. Kanada, İsviçre, İngiltere, İsveç, Japonya ve Euro.

Bu altı ülke para birimlerinin oluşturduğu sepetin değeri aynı zamanda doların da değerini ve seyrini uluslararası arenada etkiliyor.

Bu para birimlerinin içinde % 57,6 ile en çok etkiye sahip olan Euro’dur. Euro’yu Japon Yeni (% 13,6), ve Sterlin (% 11,9) izliyor.

Bu sepetin ortak değeri yüksek ise dolar düşük; düşük olduğunda da dolar yükselişe geçer.

2015 yılında 98 olan söz konusu dolar endeksi 2016’da 103 seviyesini gördü. Bu aralar ise 102,4 düzeyinde.

Yani para birimleri bazında madalyonun bir yüzü itibariyle son üç yılda gördüğü en yüksek seviyeye yakın bir yerde.

Yani dolar uluslararası piyasalarda düşük değerle işlem görüyor.

Türkiye’de durum nasıl?…

Bizde döviz kurunun olması gereken seviyeyi Merkez Bankası hesaplar.

Bunu da reel döviz kuru endeksi olarak açıklar. Ve “Endeks 100.00” kavramıyla tanımlar ve ölçer.

Eğer endeks, 100’ün üzerinde ise Türk parası değerli, döviz veya halk diliyle dolar Liraya göre düşük demektir. 100’ün altında olması halinde dolar değerli TL düşük demektir.

Başka bir ifade ile 100’ün altında olması; döviz kurunun olması gerekenden daha yüksek seviyede olduğunu gösterir.

“Endeks 100” Ekim ayı itibariyle optimumun altında % 87,96 sevisinde.

Yani dolar, şuan itibariyle “aşırı değerli”…

O zaman neden yükseliyor…

Bunun sadece bir sebebi yok…

ABD ile yaşanan vize krizi,

Suudi Arabistan’da yaşananlar,

ABD devlet tahvilleri faizlerinin son yıllara göre yüksek seyretmesi.

ABD iki yıllık devlet tahvili faiz oranı yaklaşık % 1,63. Bu oran geçen sene % 0,95 idi.

Aynı ülkenin 10 yıl vadeli devlet tahvili faiz oranı % 2,31 seviyesinde. Geçen yıl ise % 2,1 nispetindeydi.

Bu da ABD’yi “kazançlı park alanı” pozisyonuna getiriyor. Doları da ABD otoparkına çekiyor, haliyle.

Para gelişmekte olan ülkelerden çıkıyor, yani…

Böyle olunca da döviz kuru tavan yapıyor.

Yüksek seyir zarar verir mi?…Orta Vadeli Plan, Gündeme…

Dövizin artış yönündeki ivmesi gelişmekte olan ülke ekonomilerine zarar verdiği gibi bu durum devam ederse bize de zarar verir…

Çünkü; çok önemli bir yapısal sıkıntımız var: düşük teknoloji yoğunluklu ihracat malı üreticisi olmamız.

Bu konuya geçen haftaki yazımda da dikkat çekmeye çalışmıştım: Bu problem, dövizin yüksek olduğu dönemlerde ihracatın ithalatı karşılama oranının düşmesi olarak nükseder.

Buna mukabil moralimizi tabi ki, bozmayacağız. Üretmeye, geliştirmeye, ekonomiyi rahatlatmak için plan program yapmaya devam edeceğiz…

Bu arada ekonomiyi daha da kalkındırmak için geliştirilen ve açıklandığı toplantıdaki % 40 MTV zammının (% 25’e düşürülmüştü)  gölgesinde kalan Orta Vadeli Planın tekrar gündeme taşınması lazım.

Zira kime sorsam; bu programdan ve içeriğinden bihaber…

Kaynak: www.milatgazetesi.com, www.ahmetgüzel.com.tr

Yorumlar

Makaleler

Tüm Hakları Saklıdır. © 2019